Kayıtlar

NEVRUZ BAYRAMI

İYİ AKŞAMLAR
bu gün sizlere baharın gelişini kutlamak amacıylaortaya çıkan nevruz bayramını anlatacağız.
keyifli okumalar.

Nevruz bayramı (Newroz) her yıl 21 Mart tarihinde pek çok millet (Farslar, Kürtler, Zazalar, Azeriler, Anadolu Türkleri, Afganlar, Arnavutlar, Gürcüler, Türkmenler, Tacikler, Özbekler, Kırgızlar, Karakalpaklar, Kazaklar) tarafından kutlanan geleneksel yeni yıl ya da doğanın uyanışı ve bahar bayramıdır.
Kelimenin aslı eski Farsçadan gelir: Yeni anlamındaki nava ve gün ışığı/gün anlamındaki rəzaŋh birleşerek oluşturmuşlardır. Anlamı "yeni gün/günışığı" dır ve günümüzün Farsçasında da hâlâ aynı anlamda kullanılmaktadır (nev: yeni + ruz: gün; anlamı "yeni gün
İrani dillerdeki Gün anlamına gelen Ruz (Farsça), Roç (Beluçca), Roc (Zazaca), Roz (Soranice) ya da Roj (Kurmanci) sözcükleri Proto-İranicenin "Rauça"sından gelir. Bu da eski Hint-Avrupacanın manası Işık olan *Leuk- kelime köküne dayanmaktadır. Şu en eski şekilden Rusçadaki Luç, Almancada…

ÇANAKKALE ŞİİRİ

Şu Boğaz Harbi nedir? Var mı ki dünyâda eşi? En kesîf orduların yükleniyor dördü beşi, -Tepeden yol bularak geçmek için Marmara'ya- Kaç donanmayla sarılmış ufacık bir karaya. Ne hayâsızca tehaşşüd ki ufuklar kapalı! Nerde -gösterdiği vahşetle- "bu: bir Avrupalı! " Dedirir -yırtıcı, his yoksulu, sırtlan kümesi, Varsa gelmiş, açılıp mahbesi, yâhud kafesi! 
Eski Dünyâ, Yeni Dünyâ, bütün akvâm-ı beşer, Kaynıyor kum gibi, tûfan gibi, mahşer mahşer. (1) Yedi iklîmi cihânın duruyor karşına da, (2) Ostralya'yla berâber bakıyorsun: Kanada! Çehreler başka, lisanlar, deriler rengârenk; Sâde bir hâdise var ortada: Vahşetler denk. Kimi Hindû, kimi yamyam, kimi bilmem ne belâ... Hani, tâ'ûna da züldür bu rezîl istîlâ! Ah o yirminci asır yok mu, o mahlûk-i asîl, Ne kadar gözdesi mevcûd ise, hakkıyle sefîl, Kustu Mehmedciğin aylarca durup karşısına; Döktü karnındaki esrârı hayâsızcasına. Maske yırtılmasa hâlâ bize âfetti o yüz... Medeniyyet denilen kahbe, hakikat, yüzsüz. Sonra m…

istiklal marşımızın kabulü

sevgili okurlarımız, bu haftaki köşe yazımı, istiklal marşımız için ayırdım.
merhum, mehmet akif ersoyun yazdığı, istiklal marşımız 571 hece, 1453 harften oluşuyor.
bu şiiri yarışmaya sunduğunda, maddi bir gelir beklemeyen akif, bu duruşuyla  dikkatleri üzerine toplamıştır.
yarışmayı kazanacak bu şiir, artık türk evladının dillinden düşmeyen,   7 den 70 e gururla söylediği bir marşa dönecektir.
istiklal mücadelesinden çıkmış  yeni türkiye cumhuriyeti bu marşı  gururla söylüyecek ve bayrağımız  dalgalandıkça söylenmeye devam edecektir.
insanlarımızın ve, devletimizin herzaman güzel günleri görmesi dileğiyle.

MEHMET EMİN RESULZADE KİMDİR

Resim
iyi akşamlar.
bu gün sizlere azerbayca ın en önemli isimlerinden MEHMETEMİN RESULZADE nin hayatını anlatacağız.
keyifli okumalar.
...
AZERBAYCAN TÜRKLÜĞÜNÜN KAHRAMANI
MEHMET EMİN RESULZÂDE
( 1884 – 1955 )

Azerbaycan Milli İstiklal Davası’nın en önemli savunucularından olan Mehmed Emin Resulzade, önce Çarlık, ardından da Bolşevik Rusyası’na karşı fikirleri ve kalemiyle savaşmıştır. Resulzade, Azerbaycan’ın Himmet, Füyuzat, İrşad, Terakki, Yoldaş adlı yayın organlarından uzun yıllar başta Azerbaycan Türkleri olmak üzere, tüm Türk dünyasının haklarını savunmuştur.

İran’dan Türkiye, oradan da tekrar Azerbaycan’a uzanan serüvenin sonucunda Azerbaycan Cumhuriyeti’nin kurucusu ve ilk Cumhurbaşkanı olan Resulzade, devleti ve milleti için yaptığı başarılı çalışmalarıyla takdire şayan olmayı başarmıştır. Ayrıca Ziya Gökalp’in İslamlaşmak, Türkleşmek, Muasırlaşmak sloganını kendine şiar edinerek milleti için en iyi geleceği planlamış ve bu uğurda vatanından sürgün olmak zorunda kalsa da bu fikri…

II SÜLEYMAN

Resim
iyi günler değerli okurlarımız.bu gün sizlere ıı süleyman ın hayatını anlatacağız.keyifli okumalar.
SÜLEYMAN II. (1642- 1691 ) Osmanlı padişahlarının 20.’sidir. Deli İbrahim’in 2. oğludur. Kendisinden 3,5 ay büyük olan kardeşi IV. Mehmet’in 6,5 yaşında padişah olması üzerine, Şehzade Süleyman veliaht oldu, 40 yıl kadar veliaht kaldı. II. Süleyman bütün Osmanlı tarihinin en uzun veliahtlık süresi budur. IV. Mehmet’in tahttan indirilmesi üzerine 1687’de padişah oldu, 49 yaşında ölünceye kadar 3,5 yıl saltanat sürdü. II. Süleyman’ın bütün saltanatı «Felaket Yılları» içinde geçmiştir. Osmanlı İmparatorluğu Viyana bozgunundan beri Almanya, Venedik, Lehistan, Rusya gibi 4 büyük, bir sürü de küçük devlete karşı tek başına savaşıyordu. Kısa saltanatı boyunca II. Süleyman, devletin idaresini vezirlerine bıraktı. 1687’de Eğri düşmüş, Almanlar Doğu Macaristan’a da girmişlerdi. Eğri, Macaristan’ daki Osmanlı şehirlerinin Budin’den sonra en önemlisiydi; 47 camisi vardı. Leh cephesinde Kırım Hanı Se…

halifeliğin kaldırılması

değerli okurlarımız,  dün 3 mart idi.
bildiğiniz gibi 3 mart diyince, her insanın aklına halifeliğin kaldırılması gelecektir.
halife, bütün islam halkını tek bir devlette toplayıp, dünyada her yerde islam sancağını, dalgalamndürmakla görevliydi.
ancak dört halifeden sora artık bir siyaset aracına dönüşmüştü.oosmanlıda ise bu anlayış devam ediyordu.
osmanlının son dönemlerinde padişahlar gücünü yitiriyor, dolayısıyla halifelik  islam dünyasındaki etkisini kaybediyordu.
ayrıca, osmanlı hanadan üyelerini ülkeden sürmek ayrı bir vaka.
inşallah
 bir yazımızdada buna değinelim, ancak şunu söylememiz gerekiyorki, avrupanın eteklerini tutuşturmuş bir devletin hanedan üyelerini ülkeden sürdürüp, kaçtılar süsü vermek,
atalara yapılmış en büyük küfürdür.
halifeliğin
 babadan oğula geçmesiyle, büyük hata yapılmıştır.
ülkemizin ve islam aleminin, güzel günleri görmesiyle.

HOCALI KATLİAMI

Resim
iyi akşamlar.
bu gün sizlere tarihin en vahşi katliamlarından olan hocalı katliamını anlatacağız.

Hocalı katliamı hiçbir savunması olmayan insanlara karşı gerçekleştirildi. Hocalı’da yaşayan 613 Azeri sistematik bir yok etme politikasıyla hayatlarını kaybetti. Uluslararası hukuk kurallarının çiğnendiği Hocalı’da jenosid açıkça uygulandı. İnsanların katledilmesinin yanında Ermeniler kadınları ve kız çocuklarını uluslararası kadın ticaretinde kullandı. Küçük çocuklardan alınan ilik örnekleri
hastalara satıldı. Hocalı’da insanların organları uluslararası organ mafyasının eline düştü. İnsanlara canlı canlı etnik kimlikleri hiçe sayılarak haç damgası vuruldu. Beyrut’ta yayımlanan bir Ermeni’nin anıları da Hocalı’da yaşananların boyutlarını ortaya koyuyor. Anılarında Hocalı’da yaşananlardan dolayı pişmanlık duyduğunu belirten bu kişi, Hocalı’da katledilen Azerileri ölüp ölmediklerini kontrol etmek için geriye dönen Ermenilerin, yaşama şansı olan yaralı Ermenileri bile acımadan yeniden ateş …

KAYIT OLUN VE KAZANIN